DURSUNBEY’ İN TARİHÇESİ
Dursunbey tarihte Neoaeseıa Hardın Hadrıanea,Blaudus,Eaiste ve Belodos(Balat) adları ile anılmaktadır.
Eski zamanlardan bu yana orduların konaklama merkezi olan Balat), 1918 yılında ilçe durumuna getirilerek
Dursunbey adı verilmiştir.
DURSUNBEY’İN
ANTİK İSMİ
Romalılar döneminde Dursunbey çevresine ABRETTENE adı verilirdi.Abrettene bölgesinde merkez olan
Dursunbey’in ismi de Hadrianeia idi.
Gene Abrettene bölgesinde Balat-Bekildere ile Simav çayının bir kolu olan Kille Çayı arasındaki bölgeye de
PANDEMOS adı verilirdi.
Dursunbey(Hadrıaneia) Romalılar döneminde önemli para basım yerelerinden biri idi.Roma imparatorları döneminde Hadrian,Antonius,Pivs,Faustina,Markus Aurelius, lucilla, Commodus,Septim Severus,Lulia Donma,Caracalla,Geta,
Alexander sevarus, Lulia Soaemias, Maximunus,3.Gordian,Tranguillina,Philippus,Otacilia Severa isimlerini ve resimlerini
taşıyan bakır ve gümüş paralar bastırmışlardır.bu isimlerin bazıları imparator veya eşleri ,bazıları ünlü kumandanlar veya
yüksek seviyedeki memurlardır.
Hadrıaneıa ismi ünlü Roma imparatoru Hadrian’dan gelmektedir.Hadrıan;24 ocak 76 da doğup, 10 haziran 138 de
Roma da öldü.uzun ismi ‘Publius Aelius Hadrıanus Traian Ceasar Augustus Meidas’dır.Mezarı Roma’dadır.İmparator
Hadrıan Milattan sonra 117-138 yılları arasında 21 yıl imparatorluk yaptı.Barış ve sanatı seven bir imparator olarak halk
tarafından çok sevildi.
İmparator olarak anadolu’ya yaptığı gezi halkı ve yöneticileri çok etkilediği için hemen hemen Anadolu’nun her
tarafında onun adına kentler kuruldu.Anıtlar yapıldı. Tapınaklar inşa edildi.
Dursunbey yöresine verilen Hadrıan ismi de büyük bir ihtimalle onun şerefine kurulan bir şehir olduğunu göstermektedir.
Hadrıan şehrinin milattan sonra 131-132 yıllarında kurulduğu tahmin edilmektedir.
DURSUNBEY İSMİNİN MENŞESİ
Bugün Dursunbey ismini taşımakta olan Kanın eski ismi ‘Balat’tır.Balat ismi Anadolu’nun birçok yerinde bulunan bir isimdir.
Osmanlı arşiv ve belgelerine göre şehir Balatlı Türkmenleri tarafından kurulmuştur.Aynı Yörüklerin diğer yerlere de yerleşip oymak
adını diğer yerleşim yerlerine vermiş olduğu kabul edilebilir.Balatlı Türkmenleri buraya geldiklerinde Dursunbey’e Dursun Ağa,
Selimağa’yada Selim Ağa yerleşmiştir.1918 yılından önce nahiye iken 1918 de ilçeye dönüşünce;Dursunbey Nahiye heyetinin önerisiyle,
Balatlı Türkmenlerinin lideri Dursun Ağa’nın ismine izafeten Dursunbey yapılmıştır.Aynı şekişde Gökçedağ nahiyesinin eski ismi burada
Manisa,Aydın,İzmir,İstanbul ve bursa havalisinden kervanların konaklama yeri olması dolayısıyla Konak iken,inegölden gelenlerin
memleketlerine dönemeyip orada kalmaları İnegöllüler adını almasına, daha sonra da çevrede bulunan Gökçe Dağın ismi verilmiş ve
Gökçedağ olmuştur.
Dursunbey tarihi ile ilgili geniş ve kesin bilgi yoktur.Dağlık ve Ormanlık bir bölge olmasından dolayı ünlü yerleşim yerlerinden
uzak kalmıştır.Çevrede yer yer Bergama,Roma ve Bizans devirlerine ait kalıntılara rastlanıyorsa da tarihtevadı geçen büyük yerleşim
yerlerinden kalıntısı yoktur.
Karesi beyliğinden sonra Osmanlı Devrini yaşayan Dursunbey, Osmanlı Devlet Teşkilatı içinde önceleri Balat adıyla Kepsud’a,
daha sonra Bigadic’e bağlanmıştır.Bir söylentiye göre Orhan Bey zamanında yöreye gönderilen Emir Dursun’aizafeten,bir başka söylentiye
göre ise Balat Yörüklerinin beyi olan Dursun Ağa’nın adına izafeten 1918 yılında Balat olan adı Dursunbey olarak değiştirilmiştir.
Milli Mücadele yıllarında bir süre yunan işgalinde kalmış ve 3 eylül 1922 de kurtulmuştur.
Dursunbey,Balıkesir-Kütahya arasında dağlık ve ormanlık bir alanda yer almaktadır. Denizden yüksekliği 630 metredir.
Doğusunda kırmasti ve Tavşanlı çayı ,kuzeyinde Susurluk, Güneyinde Bigadiç ve Sındırgı, Batısında ise Kepsut kazaları ile komşudur.
Yüzölçümü 1952 kilometrekaredir.
Çevredeki yerleşim birimleri
olarak tarih içinde Neocaeseria,Hadrianea(Hadrian),Balat
isimleriyle anılmaktadır.1918 de ilçe
olmuş olan Balat daha sonra
Dursunbey ismini almıştır.Bu ismin Orhan Gazi
tarafından buraların kumandasına verilen Emir Dursun’dan
geldiği söylenmektedir.
1909 da Hüdavendigar
Vilayeti Salnamesinde Balat Nahiyesine bağlı köyler ve bu köylerde oturan hane
sayıları şöyle gösterilmektedir.Yağcılar(13),Meydan
Çayır(5), Geyikler(20),Gökköy(64),Gölcük(9),Gökçepınar(20),Kavacık(34),Kavak(14),
Gazalliöz(36),Karakaya(6),Karaalan(17),Kazıllı(9),Toduzca(32),Toğan(32),Sarılar(89),Şadıanlar(41), Sülüler(21),Sacayak(18),
Çatalçam(79), Çam(36),Değirmenler(70),Deliler(10),Havandibi(22),Hamzacık(33),Hacıahmetler(8),Tepeköy(42),Bengiller(33),
Ömerler(22), Andıç(71),Akbaşlar(43),
Aşağımusacalar(42),Işıklar(44),Aşağıyağcılar(53),Erecek(12),Yukarıyağcılar(13),
Yukarımusacalar(19) dur.
BİRİNCİ CİHAN HARBİNDE KÖYLERİN DURUMU
Birinci cihan harbinde köylerde iş yapacak durumdaki gençler,hatta ile silah tutabilecek durumda olanlar harbe davet edilmiş,
köylerde çok ihtiyar erkekler,çocuklar ve kadınlar kalmıştır.Kadınlar kendi işlerinin yanı sıra erkeklerin yapmakta öldukları işleride
yaparak hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlardı.Bu güçlüklerin yanı sıra çevreye musallat olan Kolera hastalığı,uyuz hastalığı,eşkıya belası,
çöl çegirgelerinin çevreyi istila ederek insan ve hayvan gıdalarını yok etmesi,memleketin zaten fukara olan halkının derdini bir kat daha
artırmıştır.Halk aç ve perişan durumda kalmıştır.Harbe giden köy gençlerinin büyük bir çoğunluğu kayıp veya şehit olmuştur.Diğer köyler
gibi köyümüz Akbaşlar köyünden de Karakabaağaç mevkiinden 45 genç uğurlamışız ve sadece 3 kişi geri dönebilmiştir.
YUNAN
İŞGALİNDEN KÖYLERİN DURMU
Yunan ordularının işgali sırasında düşman ordusu köy ve civarına karargah kurmamış,yalnız gelip geçmiş ise de halkın 1.Cihan
harbinden arda kalan bir avuç erkekle,dul kadınlar ve çocuklar gece gündüz evlerinde,tarla ve bahçelerinde emniyetle çalışamamış, daima
korku içerisinde kalmışlardır.o tarihte Yunan ordusuna iltihak eden yerli çetelerce memleket idare edilmiş,muhitin hakimi,idare emamiri,
emniyet ve sair her türlü işleri bu cahil eşkıya bozması çetelerin elinde kalmıştır.
Halk şaşkın bir durumda, ümitleri kesilmiş bir durumdayken, bir gün Türk ordusunun Şanlı Bayrağını çekerek dursunbey’deki
Yunan ordularının üzerine yürüdüğünü köylerinden gören dedeler,nineler,anneler sevinçten duramayıp, sevinç gözyaşlarını dökmüşlerdir.
Yunan ordusu köylere ancak küçük birlikler halinde ulaşabilmiş, asıl birliklerini Dursunbey’in merkezinde tutmuştur.Karşılarında çekinecekleri
bir kuvvet yok sanan Yunan ordusu, karşılarında ansızın Orhaneli üzerinden gelen Eminettin bey komutasındaki Türk ordusunu buldu.
Türk ordusu buradaki Kuvay-ı Milliyeci çetelerle birleşerek,düşmanı buralardan sürüp çıkarmışlar.Vatan böyle selamete ermiş.
DURSUNBEY VE YÖRESİ
KUVAY-İ MİLLİYE HAREKETİ
1914 tarihinde başlayan 1.Cihan Harbine Dursunbey ve Yöresinden eli silah tutan gençler katılmışlardır.Kavacık nahiyesinden
Çanakkale ve Balkan harbine tam 80 kişi katılmış ve sadece 6 kişi savaş gazisi olarak dönmüştür.
Dursunbey Kavacık ve civar köylerden kuvvetli hayvanları olanlar Kuvay-i Milliye’ye öküz arabalarıyla Balıkesir’e gelip,depodan
erzak ve cephane alarak Soma cephelerine taşımışlardır.Dursunbey’den gelen bir komutan aracılığıyla önce çevreden toplanan erzakları
Soma cephesine taşımışlardır.Oradan da Bandırma’ya giderek cephane alıp yine somaya taşımışlardır.Kavacık’tan İsmail oglu
Halil ve Mehmet oğlu Abdullah,Süleler’den Ali Osman,Hamzacık’tan İbrahim Ağa,Osmanlar’dan Ömer ve Hasanlar, Akbaşlar,
Selimağa, Musalar,Sağırlar gibi diğer köylerden öküz arabalarıyla(kağnı) cepheye yardım etmişlerdir. Tabii bu sırada zaten memleketin
her tarafında aynı mücadele vermekteydi.Bu bilgiler o günleri bizzat yaşayan Mıcırlar’lı İsmail Şen,Kavacık’lı Cemal Barut ve isimlerini
Yazmadığı birçok kişiden Dursunbey ve çevresi adlı kitabın yazarı Hikmet Adın derlemiştir.
Kurtuluş savaşı başlamadan buralara kadar gelen Yunanlılar buralarda eğlenmeden Dursunbey’e gecmişler.O sıralarda türeyen
yerli eşkiyalar, yöredeki köyleri yakıp yıkmışlar.
Dursunbey’li İsmail Ağa namındaki bir kişi buradaki eşkiyalara hiç aman vermezmiş. Bandırma taraflarından bir eşkıya çetesi buralara
gelerek soygun yapmak istemiş.Kavacık’ta yapılan bir müsademeyle bunlar ortadan kaldırılmışlar.
Yerli eşkıya çeteleri eşkiyalık yaparken bunlara karşı koyan yöre halkı gitgide örgütlenerek Kuvay-i Milliye kuvvetlerini
oluşturuyorlarmış.Bu Kuvay-i Milliye kuvvetlerinden Kaymakam İbrahim Ethem ve Parti Pehlivan Kuvvetleri Sındırgı Dağlarına gün
geçtikçe hakim oluyor, Yunanlıları köylere sokmuyorlarmış.Çevre köylerde eli silah tutanlar, Yunan’a boyun eğmeyenler,
İbrahim Ethem Bey’in kuvvetlerine iştirak ediyorlarmış, ve göreve talip oluyorlarmış.
Dursunbey yöresinin gençlerini Mehmet Konyalı Bey örgütlemiş ve Milli Mücadelede Yunanlılarla yaptığı mücadeleyle
Devlete, Millete yaptığı unutulmaz hizmetlerinden dolayı Mehmet Konyalı’ ya Milli Savunma Bakanlığı İstiklal Madalyası vererek
ödüllendirmiştir.Bu madalyanın vesikası 75507 noludur.Ayrıca İbrahim Ethem Bey’in; Balıkesir kurtulup Milli Orduyla Balıkesir’e
geldiğinde Mehmet Konyalı Bey’e verdiği terhis teskeresi de o günlere ait önemli bir belgedir.
MİLLİ MÜCADELE
YILLARINDA DURSUNBEY
30 haziran 1920 de balıkesirin Yunanlılar tarafından işgalinden birkaç gün sonra Dursunbey de Yunan birliğitarafından işgal
edilmiş ve kasabada Yunan birliği kurulmuştu.
Kasabada oturan birkaç Rum asıllı aile ile bazı hürriyet ve itilaf parti yandaşı yunankarakoluna yakın davranışlarda bulunsalarda,
kısa zamanda Dursunbey’de kurulan gizli bir teşkilat Sındırgı dağlarında işgale karşı faaliyet yürüten İbrahim Ethem Bey yönetimi altında
birleşmişlerdir.Yunanlılarla birlikte çalışan meşhur eşkıya Dursunbeyli Zekeriya 23 Aralık 1921 de Yunan askerlerine kılavuzluk yaparken
Milli müfrezeler tarafından yakalanıp asılmış ve Dursunbey büyük bir eşkıyadan kurtulmuştur.
Yunanlılar kasabaya girer girmez silahlarını bırakanlara af ilan etmişler ve para vaat etmişler.İbrahim Ethem bey’in hatıralarında
40 kadar kişinin yunan karakoluna başvurarak silahlarını bıraktıkları beyan edilmiştir.
Dursunbeyli Zekeriya ile birlikte 2 yunan subayı ve 39 askerin yanı sıra kendileriyle areket eden Balatlı Kör Ali ve Hakkı’nın da
öldürülmesine kızan Yunanlılar gözdağı vermek için eşraftan bazı kişileri rehin olarak kaçırmişlar.Kaymakam İbrahim ethem bey’in orduyla
yaptığı haberleşmeden sonra bütün köylere görevler verilmiş ve 1eylül 1922 de bütün köy yolları kesilmiş, yunan karakolları basılmış dağlar
geçilmez kılınmıştı.Bu Dursunbey müfrezesiyle Balıkesir arasındaki irtibatı Balatlı Mustafa Çavuş sağlamıştır.Müfrezelerin ihtiyaçlarını
gidermiştir.Dursunbey Müfrezesiyle balıkesir’deki Ayın Pe İsimli gizli teşkilat arasında kuryelik yapan Ömer Lütfü büber’in de hizmetleri
her türlü takdire şayandır.Bu fedakar memleket çocuğu ölümleri göze alarak, her türlü ihanete göğüs gerek Milli müfrezelere Dursunbey’den
ve balıkesir’den temin ederek unutulmaz hizmetler başarmıştır.
DURSUNBEY’İN
KURTULUŞU
Zaman hızla geçiyor Yunanlıların Anadolu macerasının sonu geliyordu.Büyük taarruzun beklendiği günlerde ,Ali Osman Efe’de Kaymakam
İbrahim Ethem Bey’den aldığı emirle daha önemli görevler için yöreden ayrıldı.
24 ağustos 1922 de alınan isabetli kararla harekete geçen İbrahim Ethem Bey’in kuvvetleri, Yunan karakollarını basıyor,
Telgraf telerini kesiyor, yolları,köprüleri,demiryollarını uçuruyor,yolları kesiyor ve top yekün bir gayretle köyleri tek tek kurtarıyorlardı.
Hedef Balıkesir idi.Ve nihayet 6 eylül 1922 de balıkesir’de düşman işgalinden kurtuldu.
Bu sırada aldıkları talimat gereği Bursa orhaneli’den topluca harekete geçen Karesi kuvvetleri başlarında Eminettin Bey ile
Balıkesir’e yöneldiler.
Eminettin bey kuvvetleri önüne çıkan yunankarakollarını yok ederek, dağılan Yunan ordusunun karışık kuvvetleriyle çarpışarak
Dursunbey’e geldi.O zaman ki ismiyle Balat’ı düşman işgalinden kurtardı.Milli müfrezelerin yaklaştığını duyan dursunbey’deki Yunan
kuvvetleri ve yerli Rumlar birlikte kaçtıkları için Dursunbey’de vukuatsız olarak kurtarıldı.
Milli Müfrezelerimiz Balıkesiri ve diğer il ve ilçelerimizi de kurtarmak için Yunanı takibe devam etmiştir.
COĞRAFİ YAPISI
Balıkesir İlinin doğusunda yer alan ilçemizin rakımı
içerisinde kalmaktadır. Arazi
yapısı itibariyle dağlık ve çok engebeli bir karaktere sahiptir. En yüksek dağı
Alaçam
yüksekliğindedir.
İlçemizin arazisinin büyük bir kısmı orman ile örtülüdür.
Dursunbey ilçesi, Ege iklim bölgesi içinde yer almakla birlikte yükseklik ve
deniz esintilerine kapalı olması itibariyle yazlar daha serin,
kışlar daha sert geçmektedir. Vejetasyon süresi oldukça kısadır. İlçemizin iklimi kısmen Akdeniz, kısmen Karasal İklim özelliklerini taşır.
Kışları soğuk, yazları sıcak geçer, kış ve bahar ayları bol miktarda yağış alır.
NÜFÜS
YAPISI
Son nüfus sayımına göre
Merkez 32, Köyler 50.928, toplam 85.928dir. İlçemize bağlı 102 köy
bulunmaktadır.
İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 47429'dir. Bunun 14654'si ilçe
merkezinde, 32775'i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır.
2007 yılında yapılan Adrese Dayalı Nüfus Sayımı sonuçlarına göre ilçe merkezi 17.701, köyler 29.237 olmak üzere, toplam nüfus
46.938’dir. İlçeye bağlı 102 köy bulunmaktadır.
İDARİ
DURUM

2007 yılında yapılan Adrese Dayalı Nüfus Sayımı sonuçlarına göre ilçe merkezi 17.701, köyler 29.237 olmak üzere, toplam
Nüfus 46.938’dir. İlçeye bağlı 102 köy bulunmaktadır.
Dursunbey, Balıkesir Mutasarrıflığına bağlı "Balat" adı ile anılan
bir bucak merkezi iken 1918 yılında ilçe haline getirilmiştir.
İlçe Merkezi, 9 mahalleden oluşmaktadır. Köyler genel olarak orta ve küçük
yerleşim üniteleri niteliğinde olup, tamamı orman köyüdür.
EKONOMİK DURUMU
İlçenin geçim kaynağı orman ve orman ürünlerine dayalı sanayi kollarından
sağlanmaktadır. İlçede en önemli ticari faaliyet keresteciliktir.
Bu sektör aynı zamanda
nakliye sektörünün de gelişmesini sağlamıştır. İlçe çeşitli maden rezervlerine
sahiptir. Bunlar; kömür, traverten
mermeri (Arizona Kırmızısı, Verona
Beyazı), krom, amatis taşı gibi madenlerdir.
İlçe toprakları çok engebeli ve verimsiz olduğu için tarımsal faaliyetler geniş
araziler üzerine kurulmuştur. İlçede toplam
arazisi bulunmaktadır. Kuru tarım ürünlerinden; buğday, arpa,
çavdar, yulaf, mercimek ve nohut, meyva üretimi
olarak en çok elma
üretilmektedir. Hayvancılık yönünden 18.000 Büyükbaş, 60.000 Küçükbaş ve 177.000 kanatlı mevcuttur.

İlçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Başlıca geçim kaynağı orman ve orman ürünlerine dayalı sanayi kolları
ile hayvancılıktır.İlçede en önemli ticari faaliyet keresteciliktir. Bu sektör aynı zamanda nakliye sektörünün de gelişmesini
sağlamıştır Kavak yetiştiriciliği gelişmiştir.İlçe çeşitli maden rezervlerine sahiptir. Bunların başında; kömür(linyit), traverten
mermeri(Arizona Kırmızısı, Verona Beyazı), kurşun, krom, magnezit, çinkolu kurşun başlıcalarıdır.
İlçe toprakları çok engebeli ve verimsiz olduğu için tarımsal faaliyetler geniş araziler üzerine kurulmuştur. İlçede toplam
olarak en çok elma üretilmektedir.
Hayvancılık yönünden 18.000 Büyükbaş, 60.000 Küçükbaş ve 177.000 kanatlı mevcuttur. Koyun yetiştiriciliği önemlidir.
Karaçam ormanları, su kaynakları, mesire yerleri meşhurdur. Eko turizm potansiyeli yüksektir. Suçıktı memba suyu ve saz çayırı
yaz aylarında bir gezi ve dinlenme yeridir. Alaçam ormanları içindeYayla, Bebek, Gölcük, Hacıkerim bölgeleri başlıca kamp ve
dinlenme yerleridir.
MADENCİLİK
İlçemizde Kavacık
civarında Şen Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi grubu tarafından Odaköy civarında
açık ve kapalı
işletme usulü ile yıllık 130.000 ton kömür üretilmiş ve bunun tamamının satışı
yapılmıştır. Şirkette ortalama
200
kişi istihdam etmektedir. Piriştine
Madencilik-Nakliyat-Hafriyat Ticaret Limited Şirketi
tarafından Hamzacık civarında
açık-kapalı
işletme usulüyle yıllık 40.000 ton kömür üretilmiş, şirkette ortalama 100 kişi
istihdam edilmektedir. Şahmetal
Madencilik
Ticaret Limited Şirketi tarafından Çakırca civarında
açık, kapalı işletme usulüyle yıllık 80.000 ton kömür üretilmiş ve
100
kişi istihdam edilmekte olup, kömürlerin satışı Balıkesir, Dursunbey, Kepsut, Susurluk, Bigadiç, Bandırma, Karamürsel, Eskişehir,
Bursa,
İnegöl, Karacabey, Mustafa Kemalpaşa, Turgutlu, Salihli, Konya, Karamanlar,
İzmir gibi yerleşim yerlerinde 50 Kamyon
ile
nakledilmektedir. Türkiye çapında Kavacık Sektörü
diye kabul edilen kömür havzası görünür rezerv 15.000.000 tondur. Bu
işletmelerde
üretilen
kömürler 4000-5500 Kcal/kg dır.
Kükürt oranı düşük olduğu için çevre kirliliği yaratmayan bir kömür
cinsidir. Gökçedağ
Bölgesinde
Emeksiz ve Hindikler Köylerinde traverten mermeri
üretilmekte olup (Arizona kırmızısı, Verona beyazı ),
200 kişi istihdam
edilmektedir.
Yılda
TARIM VE HAYVANCILIK
İlçemizde 7471 adet işletmede
bulunan 30.700 adet büyükbaş hayvan varlığının büyük çoğunluğu (%85) süt
sığırlarından
oluşmaktadır. İlçemiz genelinde süt sığırcılığı için tavsiye edilen
Siyah Alaca Irk olan (Holştayn ve Holştayn
Melezi) hayvan
sayısı 4923 adet
işletmede 25.000 civarında olup, halen sağmal olarak süt sığırcılığı yapılan
14.268 adet sığır potansiyeli bulunmaktadır.
İlçemizde günlük miktar olarak 105 ton süt
üretilmektedir. Üretilen sütler şirketler vasıtası ile değerlendirilmekte olup
günlük olarak
Yörsan:35 ton, Yakut Süt:15 ton, Ülker Süt:15 ton, Kay Süt:20
ton, Selimağa(Mandıra):5 ton, Sütaş
10 ton süt toplamaktadırlar.
5 ton civarında da
yetiştiricilerimizin kendilerinde değerlendirdiği, tükettiği kayıt altında
olmayan süt üretimi söz konusudur.

İlçe toprakları çok engebeli ve verimsiz olduğu için
tarımsal faaliyetler genel olarak geniş araziler üzerine kurulmuştur.
İlçede toplam
mercimek ve nohut, meyve üretimi
olarak ise en çok elma üretilmektedir.
Hayvancılık yönünden 18.000 büyükbaş, 60.000 küçükbaş ve 177.000 kanatlı
mevcuttur.

SOSYAL DURUM
Dursunbey halkının büyük çoğunluğunu Türkmen Boyları oluşturmaktadır. Oğuzların Üçok Kolunun
Kayı boyuna mensup olan yerli halk, devletine bağlı ve itaatli bir topluluktur. İkna edildiği takdirde her türlü
fedakarlığı yapmaktan kaçınmaz. Özellikle hayır işlerine aktif olarak katılımda bulunurlar. Devlet karşıtı unsurların
yuvalanması ve yayılmasına engel olan bir yapıya sahiptir.
Dursunbey’in zengin bir folkloru vardır. Özellikle Barana diye bilinen Zeybek Ocağı’nın oyunları görülmeye
değerdir.
Dursunbey ‘de
nadir ilçelerdendir. Orman ve Orman Ürünlerine dayalı sanayi oldukça gelişmiştir. İlçede 80 civarında Ağaç Sanayi
İmalathaneleri bulunmakta
ithal orman emvali ithalatı yapılmakta ve işlenmektedir. İlçenin Söğütözü Bölgesinde zengin Kömür yatakları ile Güğü Köyü
civarında da kıymetli taş işlemeciliğinde (takı olarak) kullanılan Ametist Madeni yatakları bulunmakta ve ilçe ekonomisine
katkı sağlamaktadır. İlçede en çok arpa, buğday ve tahıl çeşitleri yetiştirilmekte olup, meyvecilik açısından da elma,
şeftali ve vişne üreticiliği
ön plandadır.
EĞİTİM VE KÜLTÜR DURUMU
Dursunbey genel olarak konar-göçer yörük aşiretlerinin iskana
geçmesiyle kurulmuş olan yörük köyleri
ile tanınır. Konar-göçer Türk aşiretleri'nin izleri bu
köylerde görülmektedir.
Su çıktı mesire yerinde
her yıl Şiir Akşamları etkinlikleri belediyenin desteği ile yapılmaktadır.
Alaçam dağlarında bol
miktarda yaban domuzu, karaca ve dağ keçisi mevcuttur. İstanbul'dan bir çok iş
adamı hafta sonları av için bölgeye gelmektedirler.
Bunların bir çoğunun da kışlık villaları bu
bölgededir.
Gezip görülebilecek yerler arasında kanyon, su çıktı mesire yeri,alaçam
dağları gibi pek çok yer vardır. Bölge adeta
Türkiye'nin Alpleri'dir.
İlçede Kültür ve Turizm
Bakanlığı denetiminde iki yıldızlı Hotel Balat 2006
yılında hizmete girmiştir.
EĞİTİM ÖĞRETİM KURUMLARI
MERKEZ KÖY TOPLAM
* İlköğretim Kurumları 7 34 41
* Ortaöğretim Kurumları 6 - 6
* Yaygın Eğitim Kurumları 2 - 2
* Özel Yurt Pansiyon 3 - 3
* Özel Kurum (Dershane-Sürücü Kursu) 4 - 4
İLKÖĞRETİM
Merkez İlköğretim Okullarının ikisi taşıma merkezidir.
Köy İlköğretim Okullarından;
10 İlköğretim okulunda 8 yıllık eğitim öğretim yapılmakta,
24 İlköğretim okulunda birleştirilmiş sınıf eğitim öğretimi yapılmaktadır.
- 2006-2007 Eğitim Öğretim Yılında 125. Yıl İ.M.K.B. Yatılı İlköğretim Okulu açılmış olup 120 kız,
120 erkek öğrenci yatılı olarak eğitim öğretimini tamamlamıştır.
- Eğitim Öğretime açık bulunan Okul sayısı
Müstakil Sınıf Birleştirilmiş S.
Merkez 7 -
Köy 10 24
Toplam Okul 17 24
ORTAÖĞRETİM
- Dursunbey Mustafa Korkmaz Anadolu Lisesi.
- İmam-Hatip Lisesi
* 140 Yataklı Pansiyonu bulunmaktadır.
* Pansiyonda 140 öğrenci barınmakta olup, tamamı Parasız Devlet Yatılı kapsamındadır.
Dursunbey Çok Programlı Lisesi
* Muhasebe, Yabancı dil ağırlıklı ve Genel Lise Programları uygulanmaktadır
* 60 yataklı pansiyonu bulunmaktadır.1 Paralı,48 Parasız yatılı olmak üzere 49 öğrenci barınmaktadır.
* Mesleki Teknik Liseler:
Kız meslek Lisesi:
* Giyim ve Nakış bölümleri bulunmaktadır. Aynı zamanda Pratik Kız Sanat Okuludur.
* Bünyesinde Çocuk Gelişimi Bölümü olduğundan Okul öncesi uygulama sınıfı vardır.
Anadolu Teknik Lisesi ve Endüstri Meslek Lisesi
- Metal İşleri, Mobilya ve Dekorasyon, Yapı, Tesviye, Bilgisayar ve Elektrik bölümleri mevcuttur.
- Okulun 10 Daireli Lojmanı bulunmaktadır.
- Sağlık Meslek Lisesi
* Okula ait bina bulunmamaktadır. (Kız Meslek Lisesi binasında eğitim öğretime devam etmektedir )
YAYGIN EĞİTİM
-Mesleki Eğitim Merkezi Müdürlüğü;
İlçemizde Mesleki Eğitim Merkezi faaliyetini geçici olarak Anadolu Teknik Lise ve Endüstri Meslek
Lisesi bünyesinde sürdürmektedir.
Pratik Kız Sanat Okulu da Kız Meslek Lisesi bünyesinde eğitim öğretimini sürdürmekte ve Bayanlara
yönelik açılan Batik, Giyim ve Nakış dallarında kurslar açılmaktadır.
Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü:
Merkezimiz 2007 yılı Haziran ayına kadar 1 müdür, 1 müdür yardımcısı, 1 sözleşmeli geçici personel
hizmetli ile çalışmalarına devam etmiş, 2 müdür yardımcısının daha görevlendirilmesi ile birlikte bu tarihten itibaren
1 müdür, 1 müdür başyardımcısı, 2 müdür yardımcısı kadrosuyla çalışmalarına devam etmektedir.
2006-2007 Öğretim yılı itibariyle toplam 50 kursta (38) ücretli öğretmen (10) sigortalı usta öğretici
görevlendirilmiştir.
2006-2007 Eğitim öğretim yılında (11) Bilgisayar Kursu, (3) Giyim Kursu , (2) Halıcılık Kursu (İpek),
(1) Avcılık Eğitimi Kursu , (2) 1. Kademe Okuma-Yazma Kursu, (2) Yetkili kalorifer Ateşçisi Kursu, (1)
Yabancı Dil (İngilizce) Kursu, (6) Anadolu, Fen Liseleri ve Kolejlere Hazırlık Kursu , (2) ÖSS Kursu , (3)
Halk Oyunları Kursu, (1) Aerobik Kursu, (2) Kurban Kesim Elemanı Yetiştirme Kursu, (1) Enstrüman Öğretimi (Gitar) Kursu,
(1) El Sanatları (Takı) Kursu, (4) Tekwando Kursu, (3) Bursluluk ve Yatılılık Sınavlarına Hazırlık Kursu, (1) Futbol Kursu, (1)
(2) İlk Yardım ve Sağlık Bilgisi Kursu, (1) Model Uçak Yapımı Kursu, (1) Matematik, (1) Bağlama Kursu olmak üzere
(3) toplam 50 adet kurs açılmıştır.
Bu kurslarda 482 bayan, 493 erkek olmak üzere toplam 975 kursiyer belge almıştır.
2007-2008 öğretim yılında;
Anadolu Liselerine hazırlık kurları (21), Bilgisayar kursu (4) , Türk halk Oyunları kursu (4), Üniversiteye hazırlık kursu (4),
Kamu Personeli Seçme Sınavına Hazırlık Kursu (4), Tekvando Kursu (4) , Kalorifer Kursu (1) ,Giyim Kursu (1), Spor Kursu 2
(Basketbol-Futbol) , Okuma yazma (1) ,Kamu personelini Yabancı Dil Sınavına Hazırlık Kursu (1) , Aşcılık Sıcak Mutfak Kursu (1),
Hüsnü Hat Kursu (1), Uygulamalı Türk Halk Müziği Kursu (1), Gitar Kursu (1) , Kurban kesme Elemanı yetiştirme Kursu (1),
İngilizce Kursu (1) , açılmıştır. Bazı kurslar belirlenen takvim çerçevesinde devam etmektedir.
ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI
İlçede;
1 Özel Motorlu Taşıt Sürücü Kursu,
- Özel Aykut Sürücü Kursu
2 Özel Dershane
- Özel Zağnos Dershanesi
- Özel Baycan ABC Dergisi Dershanesi
3 Özel Öğrenci yurdu mevcuttur.
- Özel Ömür Kardeşler Erkek Öğrenci Yurdu
- Tahsil Ç.Ö.Y.D.Erkek Öğrenci Yurdu.
- Özel Zübeyde Hanım Yüksek Öğretim Kız Öğrenci Yurdu
- Papatya Y.Ö.Kız Öğrenci Yurdu.
1 Rehabilitasyon Merkezi mevcuttur
- Özel Aladağ Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi
ÖĞRETMENEVİ
VE AKŞAM SANAT OKULU
İlçemizde ,
Öğretmenevi binası mevcut olup aynı bina içinde;
- 50 yataklı misafirhane,
- Çok amaçlı toplantı Salonu
- Dinlenme salonu
-Yemekhane (Öğle yemeği çıkmaktadır) bölümleri vardır.
Ayrıca;
- İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü,
- Öğretmenevi Müdürlüğü
DERSLİK DURUMU
MEVCUT İHTİYAÇ
Şehir Köy Toplam Şehir Köy Toplam
- İlköğretim 123 148 271 16 5 21
- Ortaöğretim 58 - 58 - - -
- Yaygın Eğitim 11 - 11 - - -
TOPLAM 192 148 340 16 5
21
ÖĞRENCİ DURUMU
ERKEK KIZ TOPLAM
* Okul Öncesi 124 108 232
* İlköğretim 2891 2772 5663
* Ortaöğretim 777 547 1324
TOPLAM 3792 3427 7219
TAŞIMALI EĞİTİM
İlçemiz Coğrafi yapı bakımından dağınık bir yapı arz ettiği ve yerleşim yerlerinin çoğu küçük olması,
göçe dayalı nüfus azalması sebebiyle köylerdeki öğrenci sayısında da düşüş olmaktadır. Birleştirilmiş sınıf
uygulamasını kaldırılması ve eğitim öğretim seviyesinin yükseltilmesi bakımından taşımalı sistem önem taşımaktadır.
TAŞIMA MERKEZİ SAYISI
İlçe Merkezi Taşıma Merkezi Okul sayısı: 2
N.Bal İlköğretim Okulu
İstasyon İlköğretim Okulu
* Köylerde bulunan Taşıma Merkez Okul Sayısı: 7
- Selimağa İlköğretim Okulu
- Kavacık İlköğretim Okulu
- Gökçedağ İlköğretim Okulu
- Akbaşlar İlköğretim Okulu
- Odaköy Hasan şen İlköğretim Okulu
- Çanakçı İlköğretim Okulu
- Göbül İlköğretim Okulu
* İl Dışı İlköğretim Taşıma Merkezi: 1
- Simav Dağardı İlköğretim Okulu : (Şenköy İlköğretim Okulu taşınıyor.)
Taşınan Yerleşim Birimi sayısı: 96
Öğrencisinin tamamı taşınan Okul S.: 60
Öğrencisinin bir kısmı taşınan Okul S.: 19
Okulsuz yerleşim birimi sayısı: 17
I.Kademe Taşınan: 688
II. Kademe Taşınan: 795
Taşınan Toplam Öğrenci sayısı: 1483
Öğrenci Taşıma işinde görev alacak taşımacılara Ödenek tahsisine göre ödemeleri yapılmaktadır.
SAĞLIK

Sağlık Grup Başkanlığı, Devlet Hastanesinin bahçesinde bulunan Hemodiyaliz ünitesinin üst katında
hizmet vermektedir. Bünyesinde Yeşil Kart Bürosu, Hasta Hakları Kurulu bulunmakta olup, 1 Doktor, 1 Sağlık
Memuru ve 1 Memur ile hizmetler yürütülmektedir.
İlçemizde Devlet –Millet İşbirliği ile yapılan ve 1986 yılında faaliyete geçen 75 yataklı bir Devlet Hastanesi
bulunmaktadır. Hastane bünyesinde Acil ile entegre çalışan B tipi 112 Acil Yardım ve Kurtarma hizmetleri ve 5 makine
ile hizmet veren Hemodiyaliz ünitesi bulunmaktadır. Devlet Hastanesinde 7 Uzman hekim, 4 pratisyen hekim ile 1 diş
hekimi görev yapmaktadır.
Merkez 2 Nolu Sağlık Ocağına bağlı 6 adet sağlık evi bulunmaktadır. İlçe Merkezi ve 20 köyde 15.427 kişiye
sağlık hizmeti sunulmaktadır. Toplam 6 sağlık evinden 3 tanesinde ebe bulunmaktadır. Ebesi bulunmayan köyler ( Durabeyler,
Adaören, Delice ) Aşağı Musalar Sağlık evinde Vekil ebe, Sağırlar Köyünde Sözleşmeli Ebe bulunmakta Selimağa Köyü ebesi
ise Devlet Hastanesinde geçici görevle çalışmaktadır. Merkez 2 Nolu Sağlık Ocağında 2 doktor, 1 Sağlık Memuru, 5 ebe,
1 Hizmetli görev yapmaktadır. 1 Memur Devlet Hastanesinden geçici görevle gelmiştir.
YEŞİL KART BÜROSU
Yeşil kart takip ve dosyalama işlemleri ile reçetelerin inceleme ve faturaların ödenmesi işlemleri geçici görevle çalışmakta
olan Devlet Hastanesi Ayniyat saymanı ve 1 hizmetli ile Sağlık Grup Başkanlığı personeli tarafından yürütülmektedir. Toplam yeşil
kartlı sayısı 11916 olup bunlardan
7750 kişinin sağlık karnesi aktif olarak kullanılmaktadır.
HASTA HAKLARI KURULU
1 Ekim 2006 tarihinde oluşturulan Sağlık Grup Başkanlığının başkanlığında 15 günde bir toplanan kurul; Hastaların
Şikâyetlerinin Hasta Hakları ihlali olup olmadığı yönünde değerlendirilmesi ve Sağlık Hizmetlerinin daha iyi ve verimli bir
biçimde verilmesi konusunda gerekli tavsiyelerde bulunmaktadır.
Sağlık Grup Başkanlığına bağlı Devlet Hastanesi, İlçe Merkezinde 1 ve 2 Nolu, Kavacık, Kireç, Gökçedağ ve
Resüller köylerinde toplam 6 Sağlık Ocağı ile bu Sağlık Ocaklarına bağlı 25 köyde sağlık evi bulunmaktadır.
DEVLET
HASTANESİ

|
İç Hastalıkları Uzmanı Genel Cerrahi Uzmanı |
1 1 |
|
Göz Hastalıkları Uzmanı |
1 |
|
Ortopedi Uzmanı |
1 |
|
Kadın Hastalıkları ve Uzmanı |
2 |
|
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı |
1 |
|
Pratisyen Hekim |
4 |
|
Diş tabibi Hemşire Ebe |
1 10 13
|
görev yapmaktadır.
2006 yılı ilk 9 aylık poliklinik sayısı (53631) , 2006 yılı ilk 9 ayında 736 hasta yatarak tedavi görmüş,
537 ameliyat, 29 doğum olmuştur. Yatak işgal oranı ise % 19,3 tür.
MERKEZ 1 NOLU SAĞLIK OCAĞI

Merkez 1 Nolu Sağlık Ocağına bağlı 6 adet sağlık evi bulunmaktadır. İlçe Merkezi ve 20 köyde 16718 kişiye
sağlık hizmeti sunulmaktadır. Toplam 6 sağlık evinden sadece Güğü köyünde vekil ebe bulunmaktadır. Ebesi bulunmayan
köyler (Beyel, Tafak, Kızılcadere, Osmaniye, İsmailler) Merkez Sağlık Ocağında 1 doktor, 4 sağlık memuru, 2 ebe, 4 hemşire,
1 laboratuar Teknisyeni, 1 Şoför, 3 hizmetli görev yapmaktadır.
MERKEZ 2 NOLU
SAĞLIK OCAĞI

GÖKÇEDAĞ SAĞLIK OCAĞI

Gökçedağ Sağlık Ocağına bağlı 2 adet sağlık evi mevcut olup, 15 köyde toplam 2030 kişiye sağlık
hizmeti vermektedir. Sağlık evlerinde ebe bulunmamaktadır. Gökçedağ Sağlık Ocağında 1 ebe mevcuttur.
KİREÇ SAĞLIK OCAĞI
Kireç Sağlık Ocağına bağlı 5 adet sağlık evi olup 16 köyde 3292 kişiye sağlık hizmeti sunulmaktadır. ( Dada,
Akbaşlar, Sarnıç, Gazellidere ) köylerinde ebe bulunmamaktadır. Sadece Göbül köyünde ebe mevcut ancak Dursunbey
Devlet Hastanesinde geçici görevle çalışmaktadır. Kireç Sağlık Ocağında 1 Ebe, 1 Hizmetli bulunmaktadır.
KAVACIK SAĞLIK OCAĞI
Kavacık Sağlık Ocağına bağlı 3 adet sağlık evi mevcut olup 17 köyde toplam 5759 kişiye sağlık hizmeti vermektedir.
(Şabanlar, Çakırca ve Hamzacık köylerinde ebe yok) Kavacık Sağlık Ocağında 1 Sağlık memuru, 1 Vekil Ebe ve 1
temizlik işleri için şirket personeli bulunmaktadır.
RESÜLLER SAĞLIK OCAĞI
Resüller Sağlık Ocağına bağlı 4 sağlık evi bulunup, 18 köyde toplam 4426 kişiye sağlık hizmeti vermektedir.
( Sakız, Reşadiye ve Sarısipahiler Köyü sağlık evlerinde ebe bulunmamaktadır.) Çanakçı Köyünde vekil ebe görevlendirilmiştir.
Resüller Sağlık Ocağında 1 ebe mevcut olup 1 temizlik işleri için şirket personeli çalışmaktadır.
İlçemizde tüm sağlık ocaklarının binaları bulunmaktadır. Sağlık ocaklarına bağlı 25 sağlık evinden 11’i kendine ait
binada hizmet vermektedir.
Personel sıkıntısına rağmen aşılama çalışmalarında özverili çalışmalar sonucunda başarılı sonuçlar alınmıştır
KÜLTÜR
Dursunbey genel olarak konar-göçer yörük aşiretlerinin iskana geçmesiyle kurulmuş olan yörük köyleri ile tanınır.
Konar-göçer Türk aşiretleri'nin izleri bu köylerde görülmektedir.
ÇOCUK OYUNLARI
Özellikle kırsal kesimde çocukların en büyük zevki mahalle oyunları dediğimiz oyunlardır. Oyun, çocuğun boş zamanlarını
dolduran en güzel eğlencesidir.
Oyun, karşılıklı saygı ve sevgi, dayanışma güven duygusu kurallarına uyma birlik ve beraberlik vb. gibi çocuğun karakterini
güçlendiren konularda büyük rol oynar. Diğer yandan çocuk farkında olmadan kendini toplumsal denen olgunun içinde bulur.
İşte çocuk daha küçüklüğünde oynadığı oyunların sayesinde toplumun bir parçası olmayı öğrenir.
Çocukların oynadığı mahalle oyunları yöreden yöreye farklılık gösterir. Dursunbey yöresinde son zamanlarda çocukların
oynadıkları mahalli oyunları da çeşitlilik göstermektedir. Bu yöreye ait oyunlar, el oyunları ve topluluk halinde oynanan grup oyunları
diye ikiye ayırabiliriz.
El oyunları genellikle iki kişilik oyunlardır. İki oyuncu karşılıklı dururlar elleri ve ayaklarıyla söyledikleri tekerlemelerle
ahengine uygun ritmi hareketler yaparlar. Her iki oyuncuda aynı hareketleri aynı anda yapıp aynı anda tekerlemeyi söylerler.
Oyunda geçerli bu ritmik hareketler bazen iki çocuğun sadece ellerini değişik şekillerde vurarak, bazen de hem elleri hem de ayaklarıyla
hareket oyunu tamamlanır.
Hem el hem ayakla oynanan oyunlarda birbirlerinin kollarına girip zıplaya zıplaya önce bir yana, sonra bir yana dönmeler
ya da birinin diğeri etrafında el şaklatarak dönmesi vb. şekillerde göze çarpmaktadır.
Bu oyunlarda tekerlemelere ahenkli bir hava verilerek oyunun ritmi sağlanır. Tekerlemenin ahengini sağlamak için
mısra sonları kafiyelidir. Oyun türlerinde ölçü olmadığı gibi mısra sayısı da tekerlemenin uzunluğuna kısalığına bağlıdır.
Oyun sözlerinde anlam aranmaz, oyun sözleri çocukların rahatça söyleyebilecekleri sözlerden oluşur. Öyle ki Türkçe
olmayan yabancı dillerden özelikle İngilizceden alınmış sözlerle bile çocukların el oyunları tekerlemenin arasına girmiştir.
Grup Oyunları; grup halinde toplanan çocuklar önce bir ebe çekerler. Bir yuvarlak oluşturulur. Ebe çocuklardan
oluşan halkanın etrafında koşar adımlarla dolaşırken bir taraftan da hep bir ağızdan oyunun sözlerini tekrarlarlar. Ebe etrafında
döndüğü halkadan herhangi bir arkadaşının omzundan tutarak arkadaşını halkadan çıkarır, arkasına alır. Ebeye takılan oyuncuda
ebe ile birlikte koşar adımlarla halkanın etrafında dönmeye başlar. Bir yandan da oyun sözlerini söylemeye devam ederler.
Ebe yanına aldığı oyuncuyla en başından başlayarak aynı şeyleri tekrarlar. Böylece ebenin arkasına aldığı oyuncu sayısı her
seferinde artar. Halkada bir iki kişi kalıncaya kadar oyuncular ebenin arkasına eklenerek devam eder. Bir kişi kaldığında oyun biter.
Ve geri kalan bir kişi de tekrar başlayarak oyun için ebe seçilmiş olur.
Oyuncular eşit sayıda gruba ayrılırlar. Sayışarak ebe olan grubu belirlerler. Oyun için bir yer seçilir. Sınırları çizilir. Ebe
gruptan bir kişi bekçi seçilerek oyun yerine bırakılır. İki gruptan ebe olmayan gruptaki oyuncular kaçarlar. Diğer grubun oyuncuları da
onları yakalamaya çalışırlar. Bu arada oyuncular grup arkadaşlarını bilmek zorundadırlar. Ayrıca hızlı koşanlar da bu oyunda
avantajlıdır. Yakalanan oyuncular getirilip oyun yerine bekçinin gözetimine bırakılır. Grup arkadaşlarından yakalanan oyuncuları
kurtarabilmek için bekçiye ve ebe oyunculara yakalanmadan gelip yakalanmış arkadaşlarından birine “cereyan” demesi gerekmektedir.
Bekçinin diğer oyuncuları yakalanmış oyunculara yaklaştırmaması gerekmektedir. Oyun, ebe oyuncuların diğer oyuncuların
hepsinin yakalayıp oyun yerine getirmesiyle sona erer. Bu kez hiç sayışmadan diğer grup ebe olur.
Eşit oyuncuya sahip iki grup oluşturulur. Birinci grup kendi aralarında isim takarlar. Yan yana sıralanırlar. Aynı şekilde diğer
grubta yan yana sıralanır. İki grup karşılıklı dururular. Birinci grubun başı seke seke diğer grubun başına gider. Aralarında ahenkli bir
şekilde konuşmalar geçer. Daha sonra birinci gruptan başoyuncusu diğer grubun oyuncularının arkasından dolaşarak bir oyuncunun
gözlerini kapatır. Grubun oyuncularından birini takma isim söyleyerek çağırır. Çağrılan oyuncu sözleri kapalı oyuncunun yani ebenin
alnına kim olduğunu belli etmeden vurup yerine döner. Ebenin gözleri açılır ve kimin vurduğunu bilirse o oyuncu ebe oyuncunun
grubuna geçer. Bilemezse ebe oyuncu karşı gruba geçer. Oyun karşılıklı gidip gelmelerle devam eder.
İp atlama çocukların özellikle kız çocuklarının en çok sevdikleri oyunlar arasında yer almaktadır. İki katlı ve tek katlı
olarak sallanan iplerle atlanan ip oyunları vardır. Bir yandan ip atlarken diğer yandan da tekerlemeler söyleyerek oyun renklendirilir.
Bunun dışında yakar topu denen ve üç kişiyle oynanan oyun, misket oyunu, daha çok kız çocuklarının oynadığı sek sek,
beş taş, on beş taş gibi iki kişi ile oynanan oyun, grup halinde oynanan al satarım bal satarım adı altındaki oyun, saklambaç, dokuz
kiremit, çelik çomak, uzun eşek, renkli istop, dönme dolap vb. oyunlarda bulunmaktadır.
DÜĞÜN GELENEKLERİ
Yörede evlenme yaşı küçüktür. Evlenmek isteyen gençler bu konudaki isteklerinden dolayı huzursuz ve sinirli
davranışlar, sabahları geç kalkma, evlenme isteğinin en sık rastlanan dile geliş biçimlerindendir. Erkeklere özgü ve bazı köylerde
gözlenen başka bir yolda evlenmek isteyen gencin pilava kaşık saplayıp sofradan kalkmasıdır. Yine erkeklerin başvurduğu
bir başka yol istediğini yakınlarına söyleyip dolaylı biçimde babanın kulağına gitmesini sağlamaktır.
Söz Kesme
Pazar ya da Perşembe günü kız evine haber gönderilip, akşam mendil almaya gelineceği bildirilir. Mendil almaya
gitmenin anlamı söz kesmektir. Akşam oğlan evinden damadın annesi ve bir iki yakını mendil almaya giderler. Gelin kız söz
kesmeye gelenlerin ellerini öper ve bir süre sonra kahve ikram eder. Damadın annesine giderken hazırlanan mendil verilip uğurlanır.
Nişan
Nişandan birkaç gün öncesinde nişan eşyası alınır. Oğlan evi tarafından gelin kıza gelinlik, çamaşır, gecelik, ayakkabı vb.
alınır. Damada da kız evi tarafından kazak, çamaşır, damatlık vb. alınır. Ayrıca karşılıklı ailelere ve yakınlara ufak tefek çamaşır,
havlu vb. alınır. Her iki tarafta aldıklarını bohçalar. Yengeler 1-2 gün öncesinden yakınları Perşembe veya Pazar gününe nişana çağırırlar.
Kız evinden nişana çağrılan yakınlar o gün büyük bir bahçe veya evde toplanırlar. Oğlan evi de kendi evinde toplanıp
kız evine gelir. Yanlarında bir tepsi çerez ve bohçalar getirilir. Bohçalar ve çerez yengeler tarafından taşınır. Kız evinde oğlan evi
gösterilen yerlere oturtulur. Kayın valide ortaya oturtulur. Kız evinin gelen misafirlerine “hoşgeldiniz”e duran yengeleri herkesi
yerleştirir. Oğlan evinden gelenlerden birisi aşır okur. Sonra kız evinin yengeleri sıra ile kolonya şeker, bisküvi ve limonata ikram
ederler. Bütün bunlardan sonra kızın en yakın yengesi gelin kızı ortada oturan Kayın validenin yanına getirir. Yenge, kayın
validenin elini öper, sonra gelin kıza öptürür. Gelin kız elini öptükten sonra Kayın valide yanında getirdiği takıları takar. Kayın
validenin yanında en yakınları oturur. Gelin kız sırayla ellerini öper. Onlarda isterlerse takı takabilirler. Gelin kız sırayla bütün misafirlerin
ellerini öper.
Oğlan evi dağıldıktan sonra oğlan evinin en yakınları yine oğlan evine giderler. Kız evinden de özelikle yengeler ve en
yakınları kalır. İkindi ezanından hemen sonra önceden hazırlanmış bir tepsi baklava, kuzu dolması isteğe göre tavuk veya hindi dolması
da olabilir, tuzlu sütlaç, tepsi ekmeği damada ve ev halkı yakınlarına alınan hediyeler de ayrı ayrı bohçalanır. Kız evinde kalan yengeler
bu bohçaları ve yemekleri oğlan evine götürür. Oğlan evin de daha önceden yemekler hazırlanır. Kız evinden oğlan evine giden yengelere
sofra atılır. Sofrada kendi hazırladıkları yemeklerin yanı sıra kız evinden yengelerin getirdiği kuzu dolması ve baklavadan ikram edilir.
Yemekten sonra kolonya şeker ve kahve gibi ikramlarda bulunulur. Daha sonra gitmek için kalkan yengeler kapıya kadar geçirilerek,
hepsine küçük birer hediye verilir.
Dursunbey’de düğün adetlerinin bir kısmı hala sürmektedir. Ancak günümüzde bu adetlerin hepsi tam olarak uygulamamaktadır.
Günden güne belli bir değişim içinde bulunan adetlerimiz günümüze kadar gelerek düğünlerimiz daha basit bir hal almıştır.
Düğün hazırlıkları ev döşeme işinin ardından kız evinde ve oğlan evinde bir hafta öncesinden başlar. Yufka ve ekmek yapılır.
Aşçı bulaşıkçı, eğlenceler için orkestra bulunur. Oğlan evi bunların yanı sıra davulcuda tutar. Düğünden bir gün önce kız evi ve oğlan evi
yengeleri çıkıp bütün akraba komşu, eş dost, tanıdık ve yakınları düğüne çağırılar.
Kız evi ve oğlan evinin akraba, dostlarıyla birlikte eğlence adı altında kına gecesi düzenlenir. Kına gecesinde gelin kıza yengeleri
tarafından kına yakılır. Gelin kız o geceyi arkadaşları ile birlikte geçirerek sabaha kadar eğlenirler.
Ertesi günü akşamı çağırılan bütün eş-dost düğünün yapılacağı salonda toplanır. Gelin kızın annesi ve damadın annesi kapıya
yakın durarak gelen misafirlere hoşgeldin demek için bekler. Düğüne gelen misafirler gelin kız annesine ve damat annesine olan yakınlığına
göre bir takım hediyeler verir. Bu eğlenceye ekmek yapısı adı verilir. Salona gelin ve damadın gelmesiyle birlikte düğün başlar. Gelin kız
ve damat arkadaşlarıyla birlikte eğlenirler. Daha sonra takı töreni yapılarak gelin kız ve damadın akrabaları almış oldukları takılarını takarlar.
Ertesi gün kız çıkarma olur. O gün kız evinde ve oğlan evinde gelen misafirlere davet adı altında yemek ikram edilir. Oğlan
evi öğle namazından sonra davul çalarak gelin arabası ve konvoy eşliğinde evlerinde toplanarak kız evine giderler. Gelin kız, babası ve
damadın babası eşliğinde evden çıkarılarak gelin arabasına bindirilir ve ardından dua okunur. Dua okunduktan sonra gelin arabasının önü
gelin kızın kardeşi veya yakın akrabaları tarafından kesilir bir takım hediyeler istenir. Damadın arkadaşları tarafından istekler yerine
getirildikten sonra gelin kız oğlan evine yine davul ve konvoy eşliğinde götürülür.
DURSUNBEY İLÇESİ KÖYLERİ
|
S.NO |
KÖYÜN ADI |
S.NO |
KÖYÜN ADI |
|
1 |
ADAÖREN |
52 |
|
|
2 |
AKBAŞLAR |
53 |
|
|
3 |
AKCAGÜNEY |
54 |
|
|
4 |
AKYAYLA |
55 |
|
|
5 |
ALAÇAM |
56 |
|
|
6 |
ALAGÜNEY |
57 |
|
|
7 |
ARIKLAR |
58 |
|
|
8 |
AŞAĞI AKÇAALAN |
59 |
|
|
9 |
AŞAĞI MUSALAR |
60 |
|
|
10 |
AŞAĞI YAĞCILAR |
61 |
KAZIMİYE |
|
11 |
AYVACIK |
62 |
|
|
12 |
AZİZİYE |
63 |
|
|
13 |
BAYIRYÜZÜGÜNEY |
64 |
|
|
14 |
BEYCE |
65 |
|
|
15 |
BEYEL |
66 |
|
|
16 |
BOYALICA |
67 |
KUZKÖY |
|
17 |
BÜYÜK AKÇAALAN |
68 |
|
|
18 |
ÇAKIRCA |
69 |
|
|
19 |
ÇALTICAK |
70 |
|
|
20 |
ÇAMKÖY |
71 |
|
|
21 |
ÇAMHARMAN |
72 |
|
|
22 |
ÇANAKÇI |
73 |
|
|
23 |
ÇATALÇAM |
74 |
|
|
24 |
ÇELİKLER |
75 |
|
|
25 |
ÇINAR |
76 |
|
|
26 |
DADA |
77 |
|
|
27 |
DEĞİRMENCİLER |
78 |
|
|
28 |
DELİCE |
79 |
|
|
29 |
DEMİRCİLER |
80 |
|
|
30 |
DEREKÖY |
81 |
|
|
31 |
DOĞANCILAR |
82 |
|
|
32 |
DURABEYLER |
83 |
|
|
33 |
DURNACIK |
84 |
|
|
34 |
ERİCEK |
85 |
|
|
35 |
GAZELLİDERE |
86 |
|
|
36 |
GÖBÜL |
87 |
|
|
37 |
GÖKÇEDAĞ |
88 |
|
|
38 |
GÖKÇEPINAR |
89 |
|
|
39 |
GÖLCÜK |
90 |
|
|
40 |
GÖRÜNEN |
91 |
|
|
41 |
GÜĞÜ |
92 |
|
|
42 |
HACIAHMETPINARI |
93 |
|
|
43 |
HACILAR |
94 |
TAŞPINAR |
|
44 |
HACIÖMERLER |
95 |
TEPEKÖY |
|
45 |
HAMZACIK |
96 |
TEZLİK |
|
46 |
HASANLAR |
97 |
UMURLAR |
|
47 |
HİNDİKLER |
98 |
VELİLER |
|
48 |
HONDULAR |
99 |
YASSIÖREN |
|
49 |
HOPANLAR |
100 |
YUKARI MUSALAR |
|
50 |
IŞIKLAR |
101 |
YUKARI YAĞCILAR |
|
51 |
İRFANİYE |
102 |
YUNUSLAR |
Feyzullah Kırca
Akbaşlar Köyu İmam-Hatibi
Kaynaklar
-----------------
1-Tarihi ve Sosyolojik Yönden Dursunbey ve çevresi - Hikmet ADIN
2-Dursunbey Kaymakamlık İnternet Sitesi